Bazı akşamlar başımı pencereye dayarUzayıp giden ucu bucağı görünmeyen yollara bakarUzak çok uzaklara dalar gider gözlerim.Geceler geceler boyu ağladığım geçmişimeYaşamak zorunda kaldığım bahtı kara kaderimeÖzlediğim çok özlediğim dillere destan aşkımaGeçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o… Sevgiyle içten bir bakışına ömrümü verdiğimBir tatlı sözüne gençliğimi adadığımBir …
Ellerimde Dikenler #şiir
Ellerimde dikenler var sanki,Tutundukça kanıyor,Kanadıkça biraz daha kayboluyor ruhum.Eziliyorum şu dünya denen meretin altında.Meğer birine yaslanayım derken,Altında ezilip kalmışım… umudun. Umudu arıyorum her yerde,Gazetelerin köşelerinde, insanların gözlerinde.Soruyorum da gelen geçene:“Umut nedir?”Bilsek de,Söylemeye varamaz şu suskun dilimiz. Bir ağacın gölgesinde soluklanıyorum,Dünyadan ne çok yorulmuşum.Tam vazgeçecekken…Bir çocuk …
Doğduğu Topraklara Borcunu Ödeyen Şair: Nazım Hikmet
Doğduğu Topraklara Borcunu Ödeyen Şair: Nazım Hikmet1902 yılında Selanik’te doğan Nazım Hikmet, hem Osmanlı’nın son nefeslerini hem de Cumhuriyet’in ilk çığlıklarını duymuştur. Bu iki dünya arasındaki geçişin sancısı, onun şiirinde sıkça karşımıza çıkar. Henüz genç yaşlarında “vatan” denen kavramın ne kadar çok anlam barındırabileceğini fark …
Türk’e Doğru #şiir
Ne acılar çekildi, çıkarırken bağrından hançeri. Yüzlerce direnen kahraman; Kemal, Mehmet, Naci… Haydi diyor ruhun, yakındır sana Turan, Atıl en önlere, kurtar istikbalini. İstikbalin yakındır, çık Ergenekon’dan, Yücelt kalemini, ulusunu ve dilini. Korkma, bin yıllık öksüz yalnızlığından, Göreceksin zihinlerde sana benzer fikirleri. Her karış sulandı …
Hüsran-ı Yaşam
Mantığımıza uysa da, uymasa da yaşıyoruz. Yaşama sanatı çok iyi icra ettiğimiz söylenemez, zira ölümün ruhumuzu ne zaman ziyaret edeceğinden bi’ haber yaşamakla geçiyor ömrümüz. Ruhumuzdaki tarif edilemeyecek acılar, kalbimizde henüz doğmaya yüz tutmuş bütün olumlu hisleri yok ediyor ve insanoğlu bunu ‘’yaşamak’’ diye adlandırıyor. …
Yüreklere Ateş Düştü (Harmancık) #şiir
Yüreklere düştü ateş, rüzgar onu harlıyor.Hainler olmuş birer maşa, kor ile oynuyor.Tohumdan fidana, fidandan ağaca, on binlerce yılın emeği;Yere düşen kıvılcımla bir anda yok oluyor. Canını hiçe saydı nice yiğitler,Seferber oldu, tüm çiftçiler,Ateşin üstüne koştular hiç düşünmediler.Ağaçlar kül oldu, bedenler toprak.Ciğerleri yanan analar ağlıyordu. Siz …
YAZDIKÇA YANAN BİR KALEM: SABAHATTİN ALİ
Sabahattin Ali’nin adı geçtiğinde, çoğumuzun zihinde “Kürk Mantolu Madonna”nın yarım kalan aşkı canlanır canlanır. Ancak onun edebi kişiliği, yalnızca aşkın, yalnızlığın ya da melankoliniyi kapsamaz. O, bir yazar olmaktan önce vicdanlı bir yurttaş, dürüst bir anlatıcı ve halkı için kalemini kırmadan yazabilmiş bir aydındır. Onun …
CORE: YAPAY ZEKA ÇAĞINDA “İÇTEKİ KOD, DIŞTAKİ KAOS”(KIRILGAN DENGELER)
(Not: Bölüm 1’i okumak için tıklayınız.) Atriyumun geniş cam duvarlarının ardından sızan ışık, Enstitü’nün titizlikle hesaplanmış geometrisine ince bir tezat oluşturuyordu. Açık havalandırma menfezlerinden düşen yapraklar, binanın soğuk cam ve çelik dokusu önünde doğanın imzasını taşıyan küçük fırça darbeleri gibiydi. O an, mekân adeta bir …
CORE: YAPAY ZEKA ÇAĞINDA “İÇTEKİ KOD, DIŞTAKİ KAOS”(GÖLGELİ ŞAFAK)
Ankara Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün merkez kampüsü, sonbaharın o donuk serinliğiyle sarmalanmıştı. Cam kubbenin ardından süzülen gün ışığı, taş döşeli avlunun yüzeyine altın rengi çizgiler gibi düşüyordu. Ağaçlardan savrulan yapraklar, bilimle doğa arasındaki bu geçici barışı tamamlar gibiydi.Avlunun merkezinde, çelik ve fiber dokulu platform tüm ağırlığıyla …
EDEBİYATIN AÇ KALAN DEHALARI
Bir kişi yemek yemeyi düşünürken mi unutur, yoksa unuttuğu için mi bu kadar derin düşünür? Bazı zihinler vardır ki bedenin sustuğu yerde düşünce konuşmaya başlar. Boş mideyle dolu sayfalar yaratan bu zihinler, yalnızca kelimeleriyle değil, yaşam tarzlarıyla da edebiyat tarihine yön vermiştir. Franz Kafka’nın katı …