Ellerimde dikenler var sanki,Tutundukça kanıyor,Kanadıkça biraz daha kayboluyor ruhum.Eziliyorum şu dünya denen meretin altında.Meğer birine yaslanayım derken,Altında ezilip kalmışım… umudun. Umudu arıyorum her yerde,Gazetelerin köşelerinde, insanların gözlerinde.Soruyorum da gelen geçene:“Umut nedir?”Bilsek de,Söylemeye varamaz şu suskun dilimiz. Bir ağacın gölgesinde soluklanıyorum,Dünyadan ne çok yorulmuşum.Tam vazgeçecekken…Bir çocuk …
Doğduğu Topraklara Borcunu Ödeyen Şair: Nazım Hikmet
Doğduğu Topraklara Borcunu Ödeyen Şair: Nazım Hikmet1902 yılında Selanik’te doğan Nazım Hikmet, hem Osmanlı’nın son nefeslerini hem de Cumhuriyet’in ilk çığlıklarını duymuştur. Bu iki dünya arasındaki geçişin sancısı, onun şiirinde sıkça karşımıza çıkar. Henüz genç yaşlarında “vatan” denen kavramın ne kadar çok anlam barındırabileceğini fark …
Hüsran-ı Yaşam
Mantığımıza uysa da, uymasa da yaşıyoruz. Yaşama sanatı çok iyi icra ettiğimiz söylenemez, zira ölümün ruhumuzu ne zaman ziyaret edeceğinden bi’ haber yaşamakla geçiyor ömrümüz. Ruhumuzdaki tarif edilemeyecek acılar, kalbimizde henüz doğmaya yüz tutmuş bütün olumlu hisleri yok ediyor ve insanoğlu bunu ‘’yaşamak’’ diye adlandırıyor. …
KALEME GELEN ŞİFA: SAĞLIKLI BESLENEN YAZARLAR VE FİLOZOFLAR
Bir yazar yalnızca açlıktan değil, bilinçten de doğar. Kalemine yön veren bazı zihinler vardır ki, sadece sayfalarını değil sofralarını da özenle düzenler. Onlar için yemek; bedenin yakıtı, zihnin aynası, ruhun dengesi gibidir. Düşüncelerini besleyen şey yalnızca okudukları değil, yedikleri de olur. Sağlıklı beslenmek, kimi zaman …
YAZDIKÇA YANAN BİR KALEM: SABAHATTİN ALİ
Sabahattin Ali’nin adı geçtiğinde, çoğumuzun zihinde “Kürk Mantolu Madonna”nın yarım kalan aşkı canlanır canlanır. Ancak onun edebi kişiliği, yalnızca aşkın, yalnızlığın ya da melankoliniyi kapsamaz. O, bir yazar olmaktan önce vicdanlı bir yurttaş, dürüst bir anlatıcı ve halkı için kalemini kırmadan yazabilmiş bir aydındır. Onun …
YALNIZLIĞIN KARŞI KONULMAZ AĞIRLIĞI
Yalnızlık birçok şair ve yazar tarafından biçimlendirilmiştir, ve bize de bunlar okutulmuştur yıllarca. Hepimiz Süreya’nın Üvercinka’sında yalnızlığın düz bir ova oluşunu, Asaf’ın tabiri ile yalnızlığın müziğin bile bizleri dinlemesini, ve Baudeliare’in yalnız olamamayı büyük bir mutsuzluk olarak tasvir ettiğini biliriz. Ancak kimse içimizdeki biçimiz yalnızlığı …
EDEBİYATIN AÇ KALAN DEHALARI
Bir kişi yemek yemeyi düşünürken mi unutur, yoksa unuttuğu için mi bu kadar derin düşünür? Bazı zihinler vardır ki bedenin sustuğu yerde düşünce konuşmaya başlar. Boş mideyle dolu sayfalar yaratan bu zihinler, yalnızca kelimeleriyle değil, yaşam tarzlarıyla da edebiyat tarihine yön vermiştir. Franz Kafka’nın katı …