Dilimiz, dünyadaki birçok dilin yanında zenginliği ve güzelliğiyle ön plana çıkmaktadır. Sözcüklerin etimolojik kökenleri de bu zenginliği süsleyen bir durum halindedir. Günümüzde sıkça kullandığımız bazı sözcüklerin kökenleri;
Yeşil: Renk olan yeşil, “yaş” kökünden gelmektedir. “Yaşıl”dan yeşil olmuştur.
Önlem: Tedbir, Arapça bir kelimedir. Arkayı sağlama almaktır. Görünmeyen kısım olduğundan tedbir alınmalıdır. Önlem ise Türkçedir. Tehlikenin önde olduğunu düşünerek önü sağlama alma mantığı bulunmaktadır.
Gebe ve Gebermek: İkisinin de harflerinin benzer olmasının nedeni, aynı kökten gelmesidir. İkisi de şişmekle alakalıdır. Gebe: şiş demek, Gebermek ölümün ardından şişlik halidir.
Öksüz: Türkçede ök anne demektir. Annesiz kalan birisi için öksüz, direkt annesiz manasına gelir.
Güzel: Eskiden güzel yerine “gözel” denmektedir. Bu da aslında göze hoş gelen manasına gelir.
Taburcu: 1. Dünya savaşında yaralanan Türk askerlerinin, sağlıkçılar tarafından taburlarına geri dönecek kadar sağlıklı olduklarını belirtmek amacıyla onlar için “taburcu” demesiyle oluşmuştur.
Ev: Orhun yazıtlarında kışla anlamına gelirken, zamanla günümüzdeki “ev” sözcüğüne dönüşmüştür.
Dağarcık: Dağar Türkçede torba, çuval anlamına gelmektedir. -cık ekiyle birlikte küçük torba anlamında kullanılmıştır. Kelime dağarcığı derken kullandığımız sözcük ile bu sözcük aynıdır.
Yoğurt: Yunanlıların iddialarının aksine Türkçe sözcük olup “yoğurmak”tan gelir. Tıpkı “Dolma” sözcüğünün dolmaktan gelmesi, “Döner” sözcüğünün dönmekten gelmesi gibi.
