İNSANOĞLU VE DOYUMSUZLUK
Bir şeyden tatmin olmama, yetinmeme, hep daha fazlasını isteme haline doyumsuzluk denir. Bu içgüdüsel bir dürtü olup, insanların bir çoğunda bulunmaktadır. İnsanoğlunun elindekiyle yetinmeyip daha fazlasını istemesi sonucu ortaya çıkar. Dünya ekonomisini yönetenler bu durumu çok iyi analiz ettiğinden bütün pazarlama politikalarını bunun üzerine kurmuşlardır. İlk süreç insanın elinde olmayan ihtiyaç duyduğu temel gereksinimlerine ihtiyaç duymasıyla başlar ki buraya kadar her şey normaldir.
İstek duyulana ihtiyaç duyulduktan sonra daha iyisi, daha güzeli, daha kalitelisi, daha pahalısı ve daha çoğu gibi adlandıracağımız yeni istekler ile bana göre problem başlar ki bu problemin adı doyumsuzluktur.
Ticaret lobisi yazıl, görsel, ve işitsel reklam enstrümanlarını kullanarak insanların iştahını kabartmakta ve böylelikle ihtiyaçlarının olmadığı mal ve hizmetlere yönlendirmekte. Bunun sonucunda da insanoğlunun doyumsuzluğu katlanarak büyümektedir. Bu durumla ilgili etrafımızda birçok örnek ile karşılaşabiliriz. Buna örnek verecek olursak barınmak için bir ev, ulaşım için bir araç temel ihtiyaçtır. İnsanoğlu temel ihtiyaçlarına ulaştıktan sonra bazı duygularını kontrol edemiyorsa bir daha dürtüsüyle daha fazlasını istemeye başlar. Bu gündelik hayatta ihtiyaç duyulan/duyulmayan, kullanılan/kullanılmayan birçok şey için olmaya başlar ki buy kez doyumsuzlukla birlikte beraberinde israfı da getirir. İnsanoğlu doymadıkça gereksiz tüketime yönlendirilecek ve bu durumdan kaçınamayacaktır.
Kimler geldi, kimler geçti doymadı ki dünya
İnsanoğlu bu alemde sadece bir damla
Göz görür, el dokunur, gönül ister amma
Sen sen ol unutma her şey yalan bu hayatta