// AYTAR DERGİ

ENTROPİ

Evrendeki her şey, düzenli durumundan düzensizliğe doğru akar. Aklınıza gelebilecek her bir zerre, (yeterince bekleyecek vaktiniz varsa) bozunmaya uğrayacaktır.

Evren yasaları içerisinde en kuvvetli olan bu kural, içinde yaşadığımız “kaos” sürecindeki düzensizliğe meyilin ölçüm birimidir. . Her şey eskiyecektir, bozulacaktır, çürüyecektir, eriyecektir, ayrışacaktır ta ki evren ilk oluştuğundaki ısı seviyesi, evrenin tümüne eşit miktarda yayılana dek…

İlk bakışta, kötü bir senaryo gibi geldi bana. Üzerinde düşünmeye devam edince, mutlak “son” noktasında, her şeyin belki de mutlak “güzel” haline ulaşacağı fikrine kapıldım. Bizim “bozunma” olarak gördüğümüz bu süreç, nihayetinde en güzel durumuna ulaşacak.

“Bilinç” olarak tanımlanan, biz insan türünde gözlemlenmiş bu soyut kavram, sürecin sonuna dek varlığını korumaya başarırsa, o anı tahayyül edebilmek imkansız sanırım. Bugün, evrendeki bozunmaya dair tecrübelerimiz, mutlak “güzel” in ancak bir zerresi olabilir…

Emrah DURAN

// AYTAR DERGİ

OYALANMAK

“Oyalanmak” diye çokça duyduğumuz eylem ‘zihinsel akışa’ girme çabasıdır ve bizim için önemli bir gerekliliktir..Herkes farklı yöntemlerle bu akışa girmeye çabalar, farkında olmadan veya farklı isimler yükleyerek. Karanlık yolda bir seyahatle, müzik dinlerken yağmuru izleyerek, deniz kenarında çay içerek, şiir yazarak, küçük bir çakıyla ağaç yontarak veya sanatla uğraşarak.

Seyahat, müzik, manzara, şiir, ağaç ve sanat malzemesi, akışın anahtarı görevini görür..Oraya, hayat koşturması yüzünden uzun zaman giremeyen insanın huzursuzlanması, etrafına negatif enerji saçması da, o akıştan beslenememek olsa gerek. İnsanı bu zihinsel akıştan mahrum bırakacak bir çok şeyin olduğu bu çağda, bilinçaltımıza daha çok uzaklaşıyoruz. Bu uzaklık, kimlik bunalımının tetiklenmesine ve depresif bir hayata sürükleyen ciddi bir sorundur…

Yaşamak için gerekli enerjiyi ve motivasyonu, kaynağından alamayınca, bedeni ayakta ama ruhu mezarda bir süreç kaçınılmaz oluyor….

Emrah DURAN