// AYTAR DERGİ

Geçmişe Özlem

Bugün anı yaşayabiliyor muyuz, yarına umutla bakabiliyor muyuz bilmiyorum ama emin olduğum tek şey belli bir yaşın üstündeki birçok kişinin geçmişe duyduğu özlem evet ben ve benim emsallerimin çoğu geçmişi özlüyoruz. İnsanın geçmişe duyduğu özlem çocukluğuna duyduğu özlemden gelir. İnsan ne kadar büyürse büyüsün her daim çocukluğunu özler. İnsanın en güzel anıları en saf duyguları çocukluğundadır.

Bizim çocukluğumuzda çay makinası yoktu soba üzerinde kaynayan çaydanlık vardı, yemekler airfry de değil sobanın gözünde pişerdi, kurutma makinası yoktu soba borusuna takılan tele çamaşırlar asılarak kurutulurdu, robot süpürge yoktu el gırgırları vardı, oda kokusu sobanın üzerine konulan portakal kabuklarıydı, insanları birbirinden uzaklaştıran teknolojik aletler yoktu şen seda hoş muhabbet vardı.

Bir zamanlar sokaklar çocuklarındı her yerden çocuk sesleri yankılanır gece yarılarına kadar oyunlar oynanır acıkınca anneden salçalı ekmek istenir oyuna devam edilirdi. O zamanlarda çeşit çeşit oyuncaklarımız yoktu, lüks mağazalar alış veriş merkezleri nedir bilmezdik belki ama kendi yaptığımız emek verdiğimiz özen gösterdiğimiz bugüne göre sıradan oynarken zevk aldığımız oyuncaklarımız vardı.

Bayramdan bayrama yeni kıyafetleriz oldu. Bayramlıklarımızı başucumuza koyar bayram sabahına öyle uyanırdık. Bütün ev ahalisi sıraya girer arife suyunda yıkanır, heyecanla sabırsızlıkla bayrama hazırlanırdık. Bayram haçlıklarını toplayıp arkadaşlarımızla lunaparka gitmek en büyük etkinliğimizdi.

Korkularımız yoktu bizim güven vardı, huzur vardı, mutluluk vardı, küçücük şeylerden yetinmek vardı. Hayatın içindeydik hayat elimizden kayıp gitmez kaçmazdı. Çünkü zamanla derdimiz yoktu bizim her günümüz ayrı güzel her günümüz aynıydı. Hiçbir şeyimiz yoktu belki ama çok şeyimiz vardı bizim. Her şey basit sade anlaşılırdı bu zamanki gibi karmaşık değildi hayat….

Bugün belki hayat insanın yararına çok şey sundu hayatımıza giren yenilikler ile birlik de çok şeyide bizden aldı…

// AYTAR DERGİ

Geçmişte Kaldı Şimdi O #şiir

Bazı akşamlar başımı pencereye dayar
Uzayıp giden ucu bucağı görünmeyen yollara bakar
Uzak çok uzaklara dalar gider gözlerim.
Geceler geceler boyu ağladığım geçmişime
Yaşamak zorunda kaldığım bahtı kara kaderime
Özlediğim çok özlediğim dillere destan aşkıma
Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o…


Sevgiyle içten bir bakışına ömrümü verdiğim
Bir tatlı sözüne gençliğimi adadığım
Bir gülüşü için hayatın tüm acılarına sevgiyle sarıldığım
Yollarına dalımda filizlenen gülleri serdiğim
Sevdiğim çok sevdiğim deliler gibi sevdiğim
Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o…

Adını gökyüzüne yıldızlarla yazdığım
Saçının her bir teline ömrümden bir yıl adadığım
Ömrümden koparıp sevgiyle yaşamına ulaştığım
Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o…

Bir an olsun unutmadığım yolunu gözler gibi hasretle yollarını gözlediğim
Kapıdan attığı her adıma kurbanlar adadığım
Sesini her duyuşumda kendimi semalarda bulduğum
Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o…

Kalbime koyduğum aşkıyla destanlar yazdığım
Sevdası uğruna hayatımı yoluna koyduğum
Beni yaradana tapar gibi taptığım aşkım
Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o…

Küçük mutluluklarımın can damarı

Minik tebessümlerimin güç kaynağı
Küçük kalbime sığmayan büyük aşk deryası
Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o…

Aşkını ömrüme sığdıramadığım
İki tane gülüne gençliğimi adadığım
Acı sonu karşısında bağrıma taşlar bastığım
Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o…