Yeni Bir Pencereden Bakmak Hayata
Bu yola çıkarken ilk defa sormadım bu soruyu kendime: "Nereye gidiyorsun? Yarın ne olacak? Ya pişman olup da geri dönmek isterken seni buraya getiren yol sana dönüş vermezse; gönlün gitmek…
Bu yola çıkarken ilk defa sormadım bu soruyu kendime: "Nereye gidiyorsun? Yarın ne olacak? Ya pişman olup da geri dönmek isterken seni buraya getiren yol sana dönüş vermezse; gönlün gitmek…
Batıyorken güneş ufuktan, hüzün çöker yüreğine; dalar gider gözleri uzaklara... Görmek isteyip de göremediği yerlere, dokunmak isteyip de sarılamadığı bedenlere, öpmek isteyip de koklayamadığı sevdiğine üzülür, üzülür insan. Kahreder, kahır…
Gece, bir örtü misali sarar benliğimizi. Gün batar, el ayak çekilir; yalnızlığımızla baş başa kalırız. Zihnimizi düşünceler sarar; bir girdaba girmiş gibi derinliklerde kayboluruz. Aklımızda binbir düşünce: Bilinçaltına attıklarımız, unutmaya…
Belli bir yaşa geliyorsun, hayatına onlarca insan girip çıkıyor. Şöyle geriye dönüp baktığında elinde kalan ne biliyor musun? Kocaman bir mide bulantısı...Çünkü bakıyorsun çevrene, herkes birilerini "garanti" sanıyor. Birinin hesapsızca…
Seyret perişan hâlimi.Ama öyle bir sebep arama içinde.Bazı dağılmaların adı yoktur çünkü.Gün aynı gündü, gökyüzü bildiğin gibi.İnsanlar konuştu, saatler ilerledi.Hiçbir şey olmadı aslında…ama bir şeyler de eskisi gibi kalmadı.İçimde yavaş…
Balkondan karşıdaki boş evin penceresine bakıyorum. Boş ev deyince insanın aklına hemen taşınmak geliyor, taşınmak deyince koliler, koli deyince bant sesi, o bant sesi de nedense çocukken açamadığım paketleri hatırlatıyor.…
Çocukluğun bazı ayrıntıları vardır; yıllar geçse de damağında değil, kalbinde tortu bırakır.Bir yemek mesela… Bir tabak fasulye…Bize pişirilip önümüze konmuş, ama patatesleri içinden alınmış bir yemekti o.Sofranın başına otururduk; ancak…
Sadece hayalinde yaşattığı, ama asla sahip olamadığı, rüyalarını süsleyen küçük mor menekşe. Sonra bir baktı o minik ışıklar bir bir kayboldu yerine koy bir karanlık sardı hüzün dolu yüreğine. Hayallerle…