Mutluluk anlık bir duruma bağlı olarak duyulan sevinç veya alınan zevk olarak tanımlanır.
Mutluluk duruma, kişinin bulunduğu ortama, fiziki şartlara, zamana, diyalog içinde olduğu insanlar ile arasındaki iletişime, mekana, istek ve arzulara, hatta mevsimlere göre bile değişkenlik gösteren, kişiden kişiye değişen göreceli bir kavramdır. Mutluluğu elli bir kalıba sığdıramayız. Çünkü bazıları çok küçük şeylerden mutlu olur iken bazılarının ise mutlu olabilmek için çok büyük arzu ve istekleri vardır.
Tatmin Olmak Nedir?
İstediği bir şeye ulaşarak hoşnut olmak, rahatlamak ve doyurulmaya tatmin olmak denir. Tatmin olmama durumu da tatminsizliktir. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duyguya doygunluk denir.
Tanımların Mutluluk İle İlgisi
Bu tanımlamaları neden yaptığımı merak etmiş olabilirsiniz. Mutluluk ile ne ilgisi var diye de aranızda düşünenler olmuştur. Tatmin olma, tatminsizlik ve doygunluğun doğrudan mutluluk ile ilişkisi vardır.
Hayatta her şeyi elde etmiş, birçok şeye ulaşmış, isteklerine kolay ulaşabilen, hayatın zorluklarıyla karşılaşmamış hep iyi yönlerini yaşayan, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda ortalamanın üstünde belli bir seviyeye ulaşan, bundan dolayı da hiçbir amacı ve hedefi olmayan insanlarda ulaştığı doygunluktan dolayı tatminsizlik oluşur. Hiçbir şeyden tatmin olmazlar. Tatmin olmayan insanlar mutlu olamaz, mutlu olamadıkları gibi de mutsuz olurlar.
Mutluluk Neden Göreceli Bir Kavram?
Çünkü sokağa çıksak ve insanlara teker teker sizi ne mutlu eder diye sorsak birbirinden farklı cevaplar alırız. Bu soruyu sizler için insanlara sorarak verilen cevapları sıralıyoruz.
Sevgi, Saygı, Para, Ev, Araba, Yeni Bir Eşya, Hediye Almak, Sevdiği İnsanların Yanında Olması, Okul, İş, Evlilik, Çikolata (Belki de Bir Pasta), Oyuncak, Çiçek…
İnsanların bu soruya vermiş oldukları cevap listesi bununla sınırlı değil tabii ki. Liste daha da uzayıp gider.
Peki sizi ne mutlu eder?
Ferhat R. KİBAROĞLU
// AYTAR DERGİ
MUTLULUK #ŞİİR
Mutluluk gökyüzünde uçan bir kuşun
kanadındadır.
Onu yakalamak için kuş olup uçmak mı
lazım.
Mutluluk çölün ortasında sana gel diye
Kollarını açan bir serabın elindedir.
Onu görüp tutabilmek için aşkın hasretiyle
Mecnun mu olmak lazım.
Mutluluk rüyalarının gerçeğe dönebilmesi
için melek olup hayal ülkesinde sonsuzluğa
uçmak demek.
Bir çift kanat için hayattan vazgeçip
sonsuzlukla buluşmak mı lazım.
Mutluluk ateşin ortasında yanan koru alıp,
Kanayan yüreğine basmak demektir.
Bunu yaşamak için aşk ateşinin yaktığı
yüreğini söndürmeye bir tutam sevgiye
hasret mi kalmak lazım.
Mutluluk karanlığı aydınlatmaya çalışan
parlak bir yıldızın tek kanadında saklıdır.
Onu tutabilmek için yüreğinin bir damla ışığa
hasret mi kalması lazım.
Mutluluk bir ağacın gövdesindeki yeni
filizlenmiş dalındadır.
Onu tutabilmek için bir kelebek kadar
Özgür mü olmak lazım.
Mutluluk yeni doğmuş bir bebeğin hayata
attığı ilk çığlığında sakladır.
Bunu yaşamak için canından can mı vermek
lazım.
Mutluluk dağların arkasında hayal ülkesindeki beyaz atlı prensin beklemek demektir.
Ona kavuşmak için gelmesini sabırla
beklemek mi lazım.
Mutluluk küçük ırmakların denizle birleşip
Engin okyanusunda huzur bulmaktır.
Onu tatmak için o sudan bir yudum içmek mi lazım.
Mutluluk beklide sonbaharın sararan bir yaprağında,
İlk baharın ilk aşkını yaşamakta saklıdır.
Mutluluk karanlıkta uzaktaki mum ışığında güneşi görmek demektir.
O sıcaklığı hissetmek için güneşin altında
yüreğinin yalnızlıktan üşüdüğünü hissetmek mi lazım.
Mutluluk rüyada gördüğün hayallerini
sakladığın cennet kapısıdır.
Onu açmak için sonsuzluk uygusuna
yatmak mı lazım.
Mutluluk gökteki semanın en üst katındaki
basamaktadır.
Ona ulaşmak için asırlık ömür mü lazım.
Mutluluk kara bulutların arasında gelin
misali süzülen beyaz bulutun üzerindedir.
Onu tutabilmek için beyaz kefeni
giymek mi lazım.
Mutluluk gökyüzünden düşen bir damla
yağmurda tüm benliğinin ıslanması demektir.
Bunu anlamak için yüreğinin bir damla
sevgiye hasret mi kalması lazım.
Mutluluk belki
de bir yudum suda.
Belki de sevgiyle
bakan bir çift gözde.
Belki de
tatlı bir dilde gülen yüzde.
Belki de
dostça uzanan bir elde, dost yüreğinde.
Belki de yeni
filizlenmiş bir gülün taze kokan
yaprağında.
Kim bilir
belki de bir elma şekerinin hazzında
saklıdır.
Bunları
görebilmek, doya doya yaşayabilmek için,
Acıyı
tatmak, hasret ataşeyle yanmak mı lazım.
Canından can
verip, bir tutam sevginin özlemiyle
mutluluğa hasret
mi kalmak lazım.