1998 yılının kasım ayında, eski bir İngiliz paraşütçü komandosu olan 29 yaşındaki Karl Bushby, Şili’nin en güney ucu Punta Arenas’ta durmuş, cebindeki son 500 dolarla kuzeye bakıyordu. Amacı sadece yürümekti. Dünyayı dolaşacak ve başladığı yere, İngiltere’nin Hull kentindeki annesinin evine yine kendi ayaklarıyla dönecekti.
Seyahatini adlandırdığı ismiyle “Goliath Expedition” (Cüretkar/Dev Geçiş) için kendine tavizsiz iki kural koydu:
- Yol boyunca mesafe katetmek için asla motorlu veya motorsuz hiçbir araca (uçak, otobüs, gemi, tren) binmeyecek.
- Yolculuk tamamen bitmeden evine ayak basmayacak.
O gün hesapladığında bu maceranın yaklaşık 12 yıl süreceğini düşünüyordu. Ancak hayatın, diplomasinin ve doğanın ona hazırladığı sürprizler planı tam 28 yıla yaydı.
Şili’den Manş Denizine
Bushby’nin izlediği hat, haritada insan iradesinin çizebileceği en zorlu çizgilerden biri:
- Güney ve Orta Amerika (1998–2001): Şili’den yola çıkarak Güney Amerika’yı boydan boya katetti. Kolombiya ile Panama arasındaki geçit vermez, gerillaların ve tehlikeli ormanların hüküm sürdüğü Darién Gap bölgesini yürüyerek geçen nadir insanlardan biri oldu. Vizesiz geçiş nedeniyle Panama’da kısa süreli bir hapis cezası bile yedi.
- Kuzey Amerika (2001–2006): Orta Amerika ve Meksika’yı aşarak ABD’ye ulaştı. Montana’da çekçek arabasının çalınmasından Kanada soğuklarına kadar her türlü doğa koşuluyla mücadele ederek Alaska’ya kadar çıktı.
- Bering Boğazı Geçişi (2006): Yürüyüşün en ikonik anlarından biri burada yaşandı. Alaska’dan Rusya’ya geçmek için Fransız maceracı Dimitri Kieffer ile birlikte donmuş Bering Boğazı üzerindeki buz kütlelerinin arasından atlayarak, kutup ayılarına karşı koyarak 240 kilometrelik buz denizini yürüdüler. Modern tarihte Bering’i yürüyerek geçen ilk insan oldu.
- Bürokrasi ve Sınır Krizleri (2006–2014): Rusya’ya kaçak giriş suçlamasıyla tutuklandı, sınır dışı edildi ve 5 yıl ülkeye girişi yasaklandı. Pes etmedi; ABD’ye dönüp Los Angeles’tan Washington D.C.’deki Rus Büyükelçiliği’ne kadar 4.800 km yürüdü ve özel izin kopardı.
- Savaş, Pandemi ve Hazar Denizi (2019–2024): COVID-19 küresel kısıtlamaları ve ardından Rusya-Ukrayna savaşı rotayı kilitledi. Rusya veya İran üzerinden karayla ilerleyemeyince rotasında aşamayacağı düşünülen bir engel belirdi: Hazar Denizi.
- 31 Günlük Dev Yüzüş (2024): Etrafından dolanamadığı dev gölü aşmak için yüzmeye karar verdi. Profesyonel bir yüzücü olmamasına rağmen 2024 yılında Kazakistan’dan Azerbaycan’a yaklaşık 288 kilometrelik açık suyu 31 günde yüzerek geçti.
- Anadolu’dan Avrupa’ya (2024–2026): Gürcistan üzerinden Türkiye’ye girdi. Türkiye’yi boydan boya geçip 2 Mayısta 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerinden Yürüyerek Asya’dan Avrupa’ya adım attı. Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Avusturya, Almanya ve Belçika üzerinden Fransa’ya kadar yürüdü.
- Manş Denizi ve Ana Vatan (Ekim 2026): Fransa sahiline ulaştığında son büyük engel Manş Denizi’ydi. Manş Tüneli’nin servis tünelinden yürümek için yaptığı başvuru güvenlik gerekçesiyle reddedilince kuralını bozmadı ve denizi yüzerek geçti. 5 Ekim 2026’da Dover’daki Shakespeare Sahili’ne ayak bastığında, tam 28 yıl sonra yeniden İngiliz toprağındaydı.
Dünyanın Değişimi
Karl Bushby bu 28 yıl boyunca sadece coğrafyayla değil, zamanın kendisiyle yarıştı.
- Yola çıktığında akıllı telefonlar, GPS cihazları ya da harita uygulamaları yoktu; kağıt haritalarla yön buldu.
- Darién ormanlarında FARC gerillalarından saklandı.
- Bering Boğazı’nda kırılan buz kütlelerinin üstünde sıkışıp akıntıyla sürüklendi.
- Vize süreleri bittiğinde rotasına ara verip Mexico City veya LA gibi yerlerde inşaat ya da garsonluk işleri yaparak bir sonraki etabın parasını biriktirdi.
Tüm bu süreçte dünya kökten değişti. Sınırlar yeniden çizildi, iklimler başkalaştı, teknolojiler doğdu ve battı. Genç bir paraşütçü olarak çıktığı yolda yaşı 29’dan 57’ye geldi.
Karl Bushby’nin hikayesini sadece fiziksel bir güç gösterisi olmaktan çıkaran şey, sadakat anlayışıdır.
Çoğu insan istikrarı harfiyen hazırlanan ilk plana harfiyen uymak sanır. Oysa Bushby’nin başlangıçtaki harita planı defalarca çöp oldu. Savaşlar rotasını kapattığında, bürokrasi onu yıllarca beklettiğinde ya da geçilemez denizler karşısına çıktığında “Planım bozuldu” deyip bırakmadı. Plana değil, hedefe sadık kaldı. Karadan yürüyemediğinde yüzdü; tünelden geçemediğinde fırtınalı denize atladı.
Şimdi önünde Dover’dan Hull’a, annesinin evine kadar yaklaşık 400 kilometrelik son bir yürüyüş var. 50.000 kilometreden fazla mesafe ve çeyrek asrı aşan bir mücadelenin ardından attığı her adım, insan azminin en somut kanıtı olarak tarihe kazınıyor.
Bir Yorum Bırakın