1922 yılının son günleri… Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından 13 Kasım 1918’den bu yana İtilaf Devletleri’nin işgali altındaydı. Saltanatın kaldırılmasıyla son Padişah Vahdettin 17 Kasım 1922’de bir İngiliz zırhlısıyla kentten ayrılmış, halifelik makamına ise amcasının oğlu Abdülmecid Efendi getirilmişti.
Takvimler 27 Aralık 1922’yi gösterdiğinde, Halife Abdülmecid Efendi işgal altındaki şehrin sokaklarında otomobiliyle seyrediyordu. Kentin trafik denetimi bile işgal kuvvetlerinin kontrolündeydi. Müttefiklerarası Polis Kontrolü yetkisini kullanan Fransız ve İtalyan denetçiler, Galata Köprüsü üzerinde Halife’nin aracını durdurdu. Amaç belirgindi: Halife’nin şahsında temsil ettiği devleti küçük düşürmek ve kentin asıl hâkiminin kim olduğunu göstermek… O gün Galata Köprüsü’nde Osmanlı Halifesi’ne bir trafik cezası kesildi.
İşgal yıllarının ve çekilen acıların somut bir kanıtı olan bu ceza makbuzu günümüze kadar ulaştı. Mustafa Kemal Atatürk, bir devletin düşebileceği durumu unutmamak ve tarihsel bir ibret vesikası olarak saklamak adına bu belgeyi Dolmabahçe Sarayı’ndaki çalışma odasının duvarına astırmıştı.

Bir Yorum Bırakın